Altın bulma

Amatör veya bireysel aramacılık yönünden Altın gömü (halk dilinde define veya hazine) bulmak açısından bakıldığında, altın arama dedektörleri kullanılırken, ülkeler için altın madenlerini bulmak ise oldukça önemli bir husustur. Dünyada bir çok ülke altın bulmak ve bulunan altın rezervlerini işletmek için büyük bütçe kaynakları ayırırlar. Çünkü altın dünya ekonomisini ve doğal olarak ülke zenginliğini gösteren çok önemli bir ekonomik faktördür.

Bu yazımızda amatörce yapılan define avcılığı ve kişisel altın bulma yöntemleri ve metal (altın) dedektörlerini değil, madencilik açısından altın bulma ve Türkiye’nin altın rezervleri hakkında bilgi vermeyi planladık. (Altın dedektörü hakkında internette bolca bilgi bulunmaktadır).

Türkiye’nin; Mevcut bilgilere göre; halen işletme hazırlıkları sürdürülen işletilebilirliği söz konusu yatakların toplam altın rezervi 76.5 tondur. Günümüzdeki ekonomik ve teknik koşullara bağlı olarak henüz işletilmeleri gündemde olmayan potansiyel rezerve sahip sahalar ise 16.5 tondur. Bazı bakır – kurşun – çinko maden yataklarındaki altın rezervi ise 42 tondur. Bu yataklardan Rize – Çayeli, ve Kastamonu. – Kire halen işletilmektedir.
Bu verilere göre bilinen ve envanteri yapılmış toplam altın rezervimiz 135 tondur. Günümüzde işletilmesi için hazırlıklar sürdürülen Bergama – Ovacık, Havran – Küçükdere, Gümüşhane – Mastra, Sivrihisar – Kaymaz, epitermal tipte yataklardır.
Yine işletilmesi planlanan yataklar arasındaki Artvin – Cerattepe ise bir masif sülfid yatağının oksitlenmiş demir şapkasıdır.

Ayrıca önemli potansiyele sahip altın cevherlerimizden Çanakkale – Madendağı ve Kartaldağı ile
Karşıyaka – Arapdağı da epitermal tipte yataklardır. Masif sülfid yataklarımızdan Kore – Aşıköy, Rize –
Çayeli ve Artvin. – Borçka yan ürün olarak önemli altın içeriğine sahiptir.
Ancak, henüz hiç bir altın yatağının işletilmeye başlamadığını ve Anadolu’nun jeolojik ve metalojenik
potansiyelini dikkate alırsak, ileride yapılacak aramalar ve yatak geliştirme çalışmaları sonucunda bu miktarların kolayca yükselebileceği düşünülmektedir.
Ülkemizde, altın cevherleşmelerine yönelik, modern maden yatağı modellemelerine dayandırılmış aramalar
son on yıldır sürdürülmektedir. Bilgi birikiminin genişletilebilmesi ve daha geçerli ve sağlıklı altın bulma ilkelerinin belirlenebilmesi, bilinen yatakların işletilmesiyle elde edilecek veriler yardımıyla varsayımların doğrulanmasına bağlıdır.
Maden aramacılığı ve altın bulma sektörü genelde büyük sermaye ve uzun bir hazırlık süresini gerektirmektedir. Bu tür yatırımlarda ayrıca risk faktörünün de yüksek olması nedeniyle
yabancı sermayeli şirketler dışında, özel yerli şirketler altın arama ve bulmak için bu yatırımı göze alamamaktadır.
Aramaların başarılı sonuçlanması ve altın bulmak için, aranan maden yatağıyla ilgili bir benzeşim modelinin kurulması gerekmektedir. Model olarak seçilen ve jeolojik özellikleri bilinen maden yatakları, arama yapılacak yörenin jeolojik özellikleriyle karşılaştırılmakta ve saptanan hedef sahalar için arama yöntemleri ve ilkeleri belirlenmektedir.
Bu hazırlık, döneminde zaman ve para israfının önlenmesi için, MTA’nın metalojenik havzalara yönelik
olarak yürüttüğü çalışmalar sonucunda elde ettiği temel jeoloji ve jeokimya verileri yayımlanmakta ve
madenciler ile araştırmacıların kullanımına sunmaktadır.

*Jeoloji mühendisliği dergisinin 49.cu sayısından alıntıdır.

Bir Cevap Yazın